Robotların cinsiyeti olmalı mı? Robot cinsiyet ayrımcılığı ve etik kaygılar

0
64
robotlarda cinsiyet ayrımcılığı
robotların cinsiyeti olmalı mı

Robotların cinsiyeti olmalı mı?

Robotların cinsiyeti olmalı mı? Robotların kadın ya da erkek, kız çocuğu ya da erkek çocuğu olarak tasarlanılmasının ve geliştirilmesinin ahlaki boyutları ile ilgili doğabilecek problemler nelerdir? Robot tasarımları ve robot cinsiyet ayrımcılığı üzerine gelecekte bizleri bekleyen sorun ve kaygılar nelerdir?

Robotların cinsiyeti olmalı mı sorusu ile ilgili akla gelen ilk endişe, robotiğin 5 prensibinden biri olan şu yasa ile geliyor: “ robotlar hassas kullanıcıları aldatıcı bir şekilde suistimal edecek bir yapıda tasarlanmamalılar. Makine doğaları tamamen şeffaf olmalıdır.”

robotlarda cinsiyet ayrımcılığı
robotların cinsiyeti olmalı mı

Cinsiyeti olan bir robot tasarlamak aldatmacadan öte bir şey değildir.  Robotlar herhangi bir şekilde, gerçek anlamda bir cinsiyete sahip olamazlar. Bir cinsiyeti, bir robotun dış görünümüne entegre etmek ya da bir cinsiyete ait karakteristik özellikleri programlama yoluyla robotun davranışlarına yansıtmak, insanların o robotun bir cinsiyete  ya da bir cinsiyetin özelliğine sahip olduğunu inandırma aldatmacasından öte bir şey değildir.

Robot cinsiyeti ile doğabilecek suistimaller

Dördüncü etik prensibimizi ele aldığımızda aklımıza çocuklar, yaşlı insanlar, fiziksel ve zihinsel dezavantajlı insanlar gelmektedir.

robotlarda cinsiyet ayrımcılığı
robotların cinsiyeti olmalı mı, credit: geralt/pixabay

Bu kategorideki birçok robot kullanıcısı, robotların onlarla olan etkileşimini ve robotların onlar için gösterdiği ilgi ve alakanın gerçek olduğuna inanabilir, bu etkileşimin gerçek bir kişiden geldiğine inanabilir. Ya da ilkesiz bir robot tasarımcı bu inancı suistimal edebilir. Kabul edelim ya da etmeyelim, hepimiz cinsiyetçi uyarılara bir şekilde bir tepki gösterebiliyoruz. Bu nedenle, bilinçli olarak bu amaçla tasarlanmış bir robot, cinsiyeti belirsiz bir robotun yapamadığı bir şekilde bu tepkileri tetikleyebilir. Bunun sonucunda ise özellikle de dezavantajlı insanlar ve çocuklarda oldukça yıkıcı duygusal travmalar ortaya çıkabileceği çok açık ve nettir. Robotların cinsiyeti olmalı mı sorusunun getirdiği başka problemler de var.

Dördüncü etik prensibimiz  bir robotun makine doğasının tamamen şeffaf olması gerektiğini anlatıyordu. Ancak cinsiyete sahip bir robotun bu prensipteki şartı hakkıyla yerine getirebilmesi mümkün olmamaktadır. Cinsiyetçi işaretler sosyal kalıplar nedeniyle o kadar güçlüdür ki, kadın ya da erkek hatlarına sahip bir robot, makine şeffaflığında dahil cinsiyetçi tepki ve yanıtlar alabilir.

İkinci büyük kaygı ise, daha önceki yazılarımda da anlattığım ve üzerine tartıştığım “yanlış beyin- beden eşleşmesi” etik probleminden ortaya çıkmaktadır.

robotlarda cinsiyet ayrımcılığı
robotların cinsiyeti olmalı mı, credit: kalhh/pixabay

Önceki yazılarımda, yapay zekayı bu robotların fiziksel görünümü ile eşleşebilecek düzeyde bir robota entegre etmeden önce insansı robotlar üretmememiz gerektiğini anlatmıştım. Peki, ama niçin? Çünkü insanların, bizlerin robotlara olan ilk tepkileri güçlü bir şekilde dış görünümleri ile şekilleniyor. Bunu, bir yönüyle, insanlar arasında yaşanan ilk izlenim etkisine de benzetebilirsiniz.

Eğer bir robot insana benziyorsa, doğal olarak insanlar da o robotun bir insan gibi davranmasını bekleyecektir.  Ancak, çamaşır makinesinden ya da akıllı bir telefondan daha zeki olmayan bir robot da doğal olarak bir insan gibi davranamayacaktır.

Öyleyse şunu sorabilirsiniz: “Peki, insan dengi zekaya sahip robotlar geliştirebildiğimizde ya da geliştirebilirsek, insansı robotlar üretmemiz etik olarak yine de doğru olacak mıdır?” Yanıt: “Evet, gerekli bu şartlar sağlandığında olabilir.”

Robotlarda cinsiyet ayrımcılığı

Üçüncü belki en büyük endişelerden de biri de robotlarda cinsiyet ayrımcılığı ile gelmektedir. Cinsiyet sahibi robotlar tasarlayarak aynı zamanda toplumların da en önemli sorunlarından biri olan gerçek hayattaki cinsiyet ayrımı problemini bu şekilde, yapay robotlar dünyasına da taşımış oluyoruz.  Cinsiyet yüklediğimiz robotları bu şekilde aynı zamanda eşyalaştırmış (Kadın ya da erkeklerin cinsiyetlerinin ön plana çıkarılması ve kullanılmasıyla oluşan araçlaştırma, eşyalaştırma kavramı) oluyoruz. Fakat zaten bir araç olan bir nesneyi nasıl eşyalaştırdığınızı söyleyebilirsiniz?  Problem şurada ortaya çıkıyor; cinsiyet verilmiş bir robot, temsil ettiği özellik nedeniyle artık basit bir nesne olmanın ötesine geçmiştir.

Birçok toplumda görülen kadınların ( bazen erkeler de dahil) cinsel olarak eşyalaştırılması problemi, robotların da bu şekilde eşyalaştırılması ile gerçek hayatta oldukça derinlik kazanan bir sorun halini alacaktır. Bu da robotlarda cinsiyet ayrımcılığı problemini doğuracaktır. ( Tabi ki insanlık bu konuda bir olgunluğa ulaşır ve kendini tedavi edebilirse cinsel ayrımcılık problemi ile bu sorun da ortadan kalkacaktır.)

Peki, ya uzak gelecekte bizleri neler bekliyor olabilir? İnsanlarla yan yana yürüyen bir robot toplumu ve kendileri tarafından icat edilen robot cinsiyetlerinin olduğunu varsayalım. Bunların bizim bildiğimiz anlamda kadın ve erkek cinsiyetini de temsil etmediğini varsayalım. İşte bu gerçekten ilginç bir gelecek olurdu.

Robotikpedia, gelecekte görüşmek üzere..

Kaynak: “Should robots be gendered?” Yazar: <https://robohub.org/robots-should-not-be-gendered/>

Robot haberleri, robotik haberler, robotların cinsiyeti olmalı mı?

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu girin
Please enter your name here

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.